Kasko sigortası kapsamında sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketlerinin, ödedikleri tazminatı kusurlu araç maliki veya sürücüsünden rücuen talep ederken izlemeleri gereken yol konusunda uygulamada farklılıklar görülebilmektedir. Özellikle kasko şirketinin, karşı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına (ZMSS/Trafik Sigortası) hiç başvurmadan doğrudan şahıslara (araç işleteni veya sürücüye) dava açıp açamayacağı tartışma konusudur.
Aşağıda yer alan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 40. Hukuk Dairesi‘nin güncel kararı ile bu husus netleştirilmiştir. Karara göre; Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca, rücu hakkını kullanan sigortacının öncelikle karşı tarafın ZMSS sigortacısına başvurması bir “dava şartı”dır. ZMSS limiti tüketilmeden veya başvuru yapılmadan doğrudan araç sahibine yöneltilen davalarda, mahkemece öncelikle bu eksikliğin giderilmesi (sigortaya başvuru) sağlanmalıdır.
İşte rücu silsilesini belirleyen emsal kararın tam metni:
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/2189 KARAR NO : 2023/1339 KARAR TARİHİ : 17/10/2023
DAVACI : (Sigorta Şirketi – İsim Gizlenmiştir)
DAVALI : (İGA Havalimanı İnşaatı Adi Ortaklığı ve Diğerleri – İsim Gizlenmiştir)
DAVANIN KONUSU : Kasko Rücuen Tazminat / İtirazın İptali
KARAR : İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, ZMSS başvurusu dava şartı eksikliğinin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
OLAYIN ÖZETİ: Davacı kasko şirketi, sigortalısına ödediği hasar bedelini tahsil etmek amacıyla, kazaya karışan iş makinesinin işleteni olan davalı şirket aleyhine doğrudan icra takibi başlatmış ve itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davalı vekili ise, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunduğunu, öncelikle ZMSS’ye başvurulması gerektiğini, doğrudan müvekkile husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.4.4.3 maddesine atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yapmıştır:
“Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir…”
Mahkeme, HMK’nın 114/2. maddesi kapsamında bu düzenlemenin özel bir dava şartı olduğunu belirtmiştir. Ancak bu şart, “tamamlanabilir dava şartı” niteliğindedir.
Bu nedenle mahkemece izlenmesi gereken yol şu şekilde çizilmiştir:
- Zarara sebebiyet veren aracın ZMSS poliçesinin bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.
- ZMSS varsa, davacıya sigorta şirketine başvurması için uygun bir süre verilmelidir.
- Ancak ZMSS teminat limiti davacının yaptığı ödemenin altında kalırsa, limiti aşan kısım bakımından davalıların (araç sahibi/sürücü) sorumluluğu tartışılmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.

