kiralananın geç tahliyesi ve tazminat davası dilekçesi

Kiralananın Geç Tahliyesi Nedeniyle Tazminat Davası ve Zarar Hesabı (HGK Kararı)

Giriş: Kiracı Taahhüt Ettiği Tarihte Çıkmazsa Ne Olur?

Kira hukukunda en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri, kiracının tahliye taahhütnamesi vermesine rağmen taşınmazı zamanında boşaltmamasıdır. Kiralananın geç tahliyesi, mülk sahiplerini sadece kira kaybına uğratmakla kalmaz, aynı zamanda mülkü kiralamayı planladıkları yeni kiracılara karşı da zor durumda bırakabilir.

Peki, mülk sahibi yeni kiracıya “Eğer evi zamanında teslim edemezsem sana 1 yıllık kira bedeli öderim” gibi ağır bir taahhüt verdiyse, bu zararı eski kiracıdan rücu edebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kiralananın geç tahliyesi durumunda tazminatın nasıl hesaplanacağına dair emsal niteliğinde bir karar vererek “Objektif Zarar” ile “Subjektif Zarar” ayrımını netleştirmiştir.

Bu makalemizde; kiralananın geç tahliyesi nedeniyle açılacak tazminat davalarında Yargıtay’ın 2021/1412 sayılı kararı ışığında zarar hesabının nasıl yapılması gerektiğini detaylıca inceleyeceğiz.


Kiralananın Geç Tahliyesi ve Sorumluluk Esasları

Kira sözleşmesi sona erdiğinde veya geçerli bir tahliye taahhütnamesi bulunduğunda, kiracının taşınmazı boşaltarak anahtarı teslim etmesi gerekir. Eğer kiracı, taahhüt ettiği tarihte çıkmazsa, mülk sahibinin bu gecikmeden doğan zararlarını karşılamakla yükümlüdür.

Ancak buradaki sorumluluğun sınırı nedir? Mülk sahibi, kiralananın geç tahliyesi ihtimaline karşı üçüncü kişilerle (yeni aday kiracılarla) çok ağır cezai şartlar içeren sözleşmeler yaparsa, eski kiracı bu “beklenmedik” ağır faturayı ödemek zorunda mıdır? Hukuk sistemimiz, “Nispilik İlkesi” gereği, bir kimsenin tarafı olmadığı bir sözleşmeden dolayı borç altına sokulamayacağını kabul eder.

Konuyla ilgili borçlar hukuku genel hükümlerini (Türk Borçlar Kanunu) üzerinden inceleyebilirsiniz.


Yargıtay Kararına Konu Olayın Özeti

İncelememize konu olan olayda; bir okul binasının sahibi (kiralayan), mevcut kiracısından “30.06.2012 tarihinde çıkacağına” dair tahliye taahhütnamesi almıştır. Buna güvenen mülk sahibi, taşınmazı çok daha yüksek bir bedelle (aylık 13.000 TL) başka bir üçüncü kişiye kiralamıştır.

Ancak mülk sahibi, yeni kiracıyla yaptığı sözleşmeye çok ağır bir madde koymuştur: “Eğer taşınmazı zamanında teslim edemezsem, ilk yılın kirasını almayacağım”.

Eski kiracı taahhüt ettiği tarihte çıkmamış, tahliye yaklaşık 8 ay gecikmiştir. Bunun üzerine mülk sahibi, yeni kiracıdan alamadığı 1 yıllık kira bedelini (yaklaşık 156.000 TL) eski kiracıdan “tazminat” olarak istemiştir.

Yerel mahkeme davayı kabul etse de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kiralananın geç tahliyesi davalarında çığır açan bir düzeltme yapmıştır.


Kiralananın Geç Tahliyesi Durumunda Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kiralananın geç tahliyesi nedeniyle talep edilecek tazminatın “Objektif Kriterlere” göre belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

1. Objektif Zarar vs. Subjektif Zarar

Karara göre; mülk sahibinin üçüncü kişiyle (yeni kiracıyla) yaptığı özel anlaşmalar, eski kiracıyı bağlamaz. Mülk sahibinin “1 yıl kira almayacağım” şeklindeki vaadi, kendi inisiyatifiyle verdiği subjektif bir taahhüttür. Eski kiracı, tarafı olmadığı bu sözleşmedeki ağır şartlardan sorumlu tutulamaz.

2. Doğru Hesaplama Yöntemi

Kiralananın geç tahliyesi halinde ödenecek tazminat şu formülle hesaplanmalıdır:

“Tazmin edilmesi gereken zarar; kiralananın tahliyesinin taahhüt edildiği tarih ile fiilen tahliye edildiği tarih arasındaki sürede, mülk sahibinin yoksun kaldığı kira geliri kadardır.”.

Yani mülk sahibi, “yeni kiracıya söz verdim, 1 yıllık kira yandı” diyemez. Sadece kiracının fazladan oturduğu ve işgal ettiği süre (örneğin 8 ay) için, o dönemin rayiç kira bedeli üzerinden tazminat isteyebilir.

Benzer uyuşmazlıklarınızda hak kaybı yaşamamak için bizim ile ‘İLETİŞİME’ geçebilirsiniz.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Karar Metni (Özet)

Esas No: 2017/6-1291 Karar No: 2021/1412 Tarih: 16.11.2021 Konu: Kiralananın geç tahliyesi ve tazminat hesabı .

Kararın Özü: Yargıtay, davacının yeni kiracıya verdiği “geç teslim olursa 1 yıl kira almam” taahhüdünün subjektif olduğunu belirtmiştir. Eski kiracının sorumluluğu, kiralananın geç tahliyesi nedeniyle işgal ettiği süreyle sınırlıdır. Mahkemece, taahhüt edilen tarih (30.06.2012) ile fiili tahliye tarihi (13.02.2013) arasındaki süredeki kira kaybı hesaplanmalı, fazlaya ilişkin talepler reddedilmelidir.

Bu karar, kiracıların, ev sahiplerinin üçüncü kişilerle yaptıkları “akıl almaz” sözleşmelerin kurbanı olmasını engellemektedir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Kiralananın geç tahliyesi durumunda ev sahibi ne yapabilir? Ev sahibi, kiracının fazladan oturduğu süre için “ecrimisil” (haksız işgal tazminatı) veya kira bedeli tutarında tazminat talep edebilir. Ayrıca varsa, sözleşmedeki cezai şartı da isteyebilir.

2. Yeni kiracıya ödediğim tazminatı eski kiracıdan alabilir miyim? Yargıtay HGK kararına göre; eğer bu tazminat piyasa koşullarına göre “makul” değilse ve tamamen sizin inisiyatifinizle verilmiş ağır bir taahhütse (örneğin 1 yıl kira almamak gibi), bunu eski kiracıdan alamazsınız. Ancak piyasa rayici düzeyindeki makul zararlar istenebilir.

3. Tahliye taahhütnamesi varsa süreç ne kadar sürer? Taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay içinde icra takibi veya dava açılmalıdır. Kiralananın geç tahliyesi nedeniyle açılacak tazminat davaları ise genel zamanaşımı sürelerine tabidir.


“Yasal Uyarı: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Kiralananın geç tahliyesi ile ilgili somut olayınızda hak kaybı yaşamamak için avukat desteği almanız önerilir.”

Scroll to Top