Giriş: Çocuk Mallarının Yönetiminde “Üstün Yarar” İlkesi
Türk Medeni Kanunu (TMK), mülkiyet hakkını güvence altına alırken, fiil ehliyeti bulunmayan çocukların malvarlığının korunmasına özel bir önem atfetmiştir. Velayet altındaki küçüğün taşınmaz satışı, basit bir mülkiyet devri değil; çocuğun geleceğini doğrudan etkileyen ve devletin (tapu memurunun) kusursuz sorumluluğunun bulunduğu hassas bir işlemdir.
Genel kural olarak veliler (anne ve baba), çocuğun mallarını yönetme hakkına sahiptir. Ancak bu hak sınırsız değildir. Özellikle velayet altındaki küçüğün taşınmaz satışı, taksimi veya borçlandırılması işlemlerinde; 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu, TKGM’nin 2023/1 sayılı genelgesi ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde sıkı prosedürler uygulanır.
1. Tapuda Velayet Altındaki Küçüğün Taşınmaz Satışı Nasıl Yapılır?
Medeni Kanun’un 336. maddesi gereği, evlilik birliği içinde velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Bu nedenle tapudaki satış işleminde her iki ebeveynin de imzası şarttır.
Velayet Durumuna Göre Yetki Tablosu:
- Evlilik Devam Ediyor: Anne ve Baba birlikte.
- Boşanma Durumu: Mahkeme velayeti kime verdiyse sadece o ebeveyn (Kesinleşmiş mahkeme kararı ibraz edilmelidir).
- Eşlerden Biri Vefat Etmiş: Sağ kalan eş velayet hakkını tek başına kullanır.
- Evlilik Dışı Çocuk: Velayet kural olarak annededir.
Konuyla ilgili yasal dayanakları (Türk Medeni Kanunu) üzerinden inceleyebilirsiniz.
2. Kritik Soru: Hangi Mahkemeden İzin Alınır? (Aile mi Sulh mu?)
Tapu müdürlüklerinde ve uygulamada en çok karıştırılan husus görevli mahkemedir. Velayet altındaki küçüğün taşınmaz satışı söz konusu olduğunda şu ayrım yapılır:
A. Hakim İzni Gerektirmeyen Durum (Veli Beyanı)
Eğer veli; “Bu satış işlemini çocuğun bakımı, eğitimi veya zorunlu bir ihtiyacı (TMK 327/356) sebebiyle yapmıyorum, çocuğun malvarlığını değerlendirmek için yapıyorum” şeklinde beyanda bulunursa, hakim izni aranmaz. Bu beyan resmi senede yazılır ve sorumluluk veliye geçer.
B. Aile Mahkemesi İzni Gerektiren Durum
Eğer satış, ailenin yoksulluğu, çocuğun bakımı veya eğitimi gibi zorunlu bir harcama için yapılıyorsa (TMK m. 327 ve 356 kapsamında), tapu müdürü işlemi yapmadan önce görevli Aile Mahkemesi’nden (Yoksa Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk’tan) izin kararı istemek zorundadır.
📝 DİLEKÇE ÖRNEĞİ: Aile Mahkemesi’nden satış izni talep etmek için hazırladığımız taslağa Küçüğün Taşınmaz Satışı İçin İzin Dilekçesi sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
3. Yasaklı İşlemler ve İpotek Tesisi
Veli, velayet altındaki küçüğün taşınmaz satışı yetkisine sahip olsa da bazı işlemleri kesinlikle yapamaz. Mahkeme izni olsa dahi yapılamayacak işlemler şunlardır:
- Bağışlama: Çocuğun malı bedelsiz devredilemez.
- Kefalet: Çocuk kimseye kefil yapılamaz.
- Vakıf Kurma: Çocuğun malıyla vakıf kurulamaz.
İpotek İşlemlerinde Ayrım:
- Çocuğun Borcu İçin: Veli, çocuğun kendi borcu için taşınmazı üzerinde ipotek tesis edebilir (Hakim izni gerekmez).
- Velinin Borcu İçin: Veli, kendi borcu için çocuğun taşınmazını ipotek ettirecekse; hem Mahkeme İzni gerekir hem de menfaat çatışması nedeniyle çocuğa Kayyım atanması zorunludur.
4. Menfaat Çatışması ve Kayyım Atanması (Sulh Hukuk)
Eğer veli ile çocuk, bir taşınmazda hissedar (paydaş) ise ve bu taşınmazın satışı veya taksimi (paylaşımı) yapılacaksa, veli ile çocuk arasında “menfaat çatışması” doğar.
Bu durumda veli çocuğu temsil edemez. TMK m. 426 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi‘nden çocuğa bir temsil kayyımı atanması istenir. Satış veya taksim işlemi, atanan bu kayyım huzurunda yapılır.
Hukuki süreçlerde destek almak için [Hukuk Büromuz] ile iletişime geçebilirsiniz.
5. Resmi Senet Örneği ve Velinin Beyanı
Tapu müdürlüklerinde velayet altındaki küçüğün taşınmaz satışı yapılırken düzenlenen resmi senette, velinin beyanı şu şekilde yer almalıdır:
“13.01.2024 doğumlu yaşı küçük Vildan …’a velayeten annesi Munise … ve babası Haluk … olarak; taşınmazın tamamını 3.500.000 TL bedelle sattığımızı, satış bedelini nakden aldığımızı, yapılan satışın TMK m. 327 ve 356. maddeler kapsamındaki zorunlu sebeplerle yapılmadığını, çocuğun menfaatine aykırı bir durum olmadığını beyan ederiz.”
Bu ifade, tapu sicil tüzüğü gereği zorunludur ve işlemin geçerliliğinin temel taşıdır.
6. Yargıtay’ın Konuya Yaklaşımı ve Devletin Sorumluluğu
Yargıtay kararlarına göre, çocuğun malvarlığının kötüye kullanılması durumunda (örneğin babanın, anneden çocuğa kalan mirası satıp kendi harcamalarında kullanması), çocuğun ergin olduktan sonra tazminat davası açma hakkı saklıdır.
Ayrıca TMK m. 1007 uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet kusursuz sorumludur. Tapu memuru, yetki belgesini (velayet kararı) veya menfaat çatışmasını (kayyım gerekliliği) gözden kaçırırsa, doğacak zararı devlet öder ve ilgili memura rücu eder.
Sonuç
Velayet altındaki küçüğün taşınmaz satışı işlemleri, sıradan bir gayrimenkul satışından çok daha karmaşık usullere tabidir. İşlemin “çocuğun üstün yararına” uygun olması, doğru beyanın verilmesi ve gerektiğinde Aile Mahkemesi’nden izin veya Sulh Hukuk’tan kayyım atanması mekanizmalarının işletilmesi şarttır.
“Yasal Uyarı: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Görevli mahkeme somut olayın özelliğine (velayet/vesayet) göre değişebilir.”

